Çarşamba, Ağustos 29, 2007

işte öle bir şey

bugün kimse telefonumu aramayınca anladım ki gerçekten bitmiş bişeyler var hayatımda..

hep yalnızlıktan bahsedip duruyorum belki ama ben gerçekten yalnızım sen olmayınca...ama gerçekten yapabileceğim hiç bişey yok inan buna...ben bitirdim bazı şeyleri güzel duyguları, yaşanmış anıları, geleceği ... herşeyi.ben bitirdim başlıcak güzel günleri, yeni hayatları..
sende haklısın artık uzak kalmakla tüm bu olanlara tüm bu yaşananlara..senin de dediğin gibi hayat devam ediyo ve yaşamaya değer.sen alışmışsın artık bu duruma ama bak ben hala alışamadım alışamıyorum da..alıştığımı sanıp kendimi kandırıyorum bi gün, bi gün sen aklıma geliyosun yine başlıyorum anılarda yaşamaya, hayattan kendimi soyutlamaya..şimdi o kadar kopuk yaşıyorumki hayattan hiç bir şeyin eskisi gibi tadı yok sensiz.en sevdiğim parfümümü bile sıkmaz oldum artık.. ama ben o kadar alışmıştım ki senli bi hayata ama artık bu alışkanlığımdan vageçmek zorundayım elimde olmadan. sen mutlusun ve bende senin mutlu olduğu bilerek yaşıcam artık..hep hakettiğin gibi yaşarsın umarımm..

Perşembe, Ağustos 23, 2007

...kaplıca işkencesii...

tatil tatil derken onu da bi şekilde bitirmiş bulunmaktayız..
tatil denince akla ilk sessizlik sakinlik huzur gelir(ya da sadece bana öle gelir).ama ben bu umutlarla tatile başlamıştım ki başta annem saolsun diğer oyuncuları saymıcam bütün tatilimi berbat ettiler... tatile apartman kanalizasyonunu ve evin kırık fayanslarını yenilemekle başlayarak işkencenin açılışını yapmış bulunduk..apartman kanalizasyonu bitti bi şekilde ama ewdeki kırık fayanslar biticek durumda deillerdi..bizde mecburen yeni fayans döşetmekle işe başladık ama keşke başlamasaydık..günler süren bu fayans değiştirme işi ve ustaların yavaşlığı ve bu konudaki aptal fikirleri bizi çileden çıkarmaya yetti diyebilirm..sonunda biten fayans işi bize baya bi pahalıya patladı ama..
gelelim ikinci tatil işkencemizeç: kaplıcalara gitme fikri...
bu fikrin kimden çıktığı önemli deil..önemli olan tatilin bi kısmının zorla ele geçirilmesi ve zorla kaplıcaya gidip yazın ortasında sıcak suda haşlanmaya ve dağ havasında grip olmaya başlanması..sıcak sudan nefret ederim ama gittik işte..haşlama olduk geldik..
geri kalan tüm işkenceler devam etmekte..tatil bitince okul açılınca hiç hızını kaybetmeden aynen devam:P :)

........yine ....



yalnız kaldıysann..........

yalnızlığa alışsam iyi olucak galiba...
sensizliğe de alışsam ne iyi olurdu deil mi??..
ama olmuyor maaleseff...
söyleyince ne de kolay geliyo insanlara bu yaşananlar olup bitenler..ama kimse gerçek yüzünü öğrenmeye cesaret etmio..belki de biliyodur yaşananları belki de o da yaşamıştır tüm bu olanları o yüzden uzak duruyordur yaklaşmaktan konuşmak tan hatta bakmaktan..
ama gelse konuşsa...
yalnızlığımı paylaşsa ne olur kii..
belki o da kalabalıklar içerisinde yalnız hissediyodur kendini..
içinde bir boşluk varmış gibi hep o boşluğu doldurmaya çabalıyodur ama ...hep gelenler gidiyodur bir şekilde uzaklaşıodur hayatından tekrar tekrar tekrar...
yine yalnız yine yalnızz...
kimse anlamıyodur yine yine..
kimse gelmiodur çalmıodur kapısını , aramıyodur telefonunu...
......ve pişman oluyodur yaptıklarından ..
keşkelerle dolu cümleler kurmaya başlıodur hep...keşke yapmasaydım keşke arkamı döndüğümde bi sans daha verseydim diodur kendine..
ama giden gitmiştir ve dönmüyodur tekrar..artık çok geç diodur..ve yine aynı koyu karanlık bir yalnızlığa mahkumdur hayat.....












Salı, Temmuz 03, 2007


yeni bi kitaba başladım adı Zahir, Paulo Coelho nun bir kitabı.güzel olabilir diye düşünüyorum..okuduktan sonra yorumlarımı da belirticeğim.aşağıda kitabın arka kapak yazısı bulunmakta...


.....'Seni kendimden bile daha çok seviyorum.' Eğer bunu söyleyebilirsem kendimle barış içinde yaşamayı sürdürebilirim, çünkü bu aşk beni rehin aldı......


Ünlü, başarılı, zengin bir yazarın savaş muhabirliği yapan karısı Esther bir gün ansızın ortadan kaybolur. Esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa kocasını mı terk etmiştir? Çok sevdiği karısını bulmak için yanıp tutuşan yazar, Esther'in en son birlikte görüldüğü Kazak genci Mikhail'le birlikte Fransa'dan İspanya'ya, Hırvatistan'dan Orta Asya steplerine uzanan bir yolculukta bulur kendini. Bu büyülü yolculuk giderek bir 'iç yolculuğa' dönüşecek, yazar yazgının gücü ve aşkın doğasını yeniden keşfedecek, yaşamına yeni değerler biçecektir...Zâhir'i okuduğunuzda, kader, ün ve evlilik hakkında yeniden düşünmeye başlayacaksınız.

Çarşamba, Haziran 13, 2007

okul bitti dert bitmiyor....

başlıktan da anlaşıldığı gibi acıların çocuğu (küçük emrah)modunda geziyorum bu aralar.etrafımdaki insanlar da bu şekilde bu aralar..herkez napcam ben modunda:) ...okul bitti dert bitmiyor derken de yaz okulundan bahsediyorum.bütün yıl yaptığım tembellikler bana yol,su, elektrik olarak geri dönüyor galiiba..seneye de verirsin diyenlere şöle bi cvbım var hiiiçç çekemem ben beyhanı da muhasebeyi de..onla bitse neyse bi de başka ders çıkarsa ben huni takıp gezmeye başlıcam şimdiden:) okul bitti ve bennnn sevinemiyorumm yaa:(
neyse ya kalan sağlar bizimdir diyerek kendimizi avutmaya devam edicez bütün yaz..artık seneye aklımızı başımıza alıcaz..

!DüN GeCe BiR Rüya GöRdÜm!

SeVdİğiN İnsan İçiN NeLeRi Göze AlırDın?

dün film izlemeye karar verdim ve elime geçen ilk filmi izledim ve çok beğendim. 'dün gece bir rüya gördüm' dü filmin ismi. sevginin hayatımızı gerçekten nası değitirebildiğini gösteren bir film. filmin ilk başta saçma ya da sıkıcı geldiğini de düşünebilir ve izlemekten vazgeçebiliriz ama sonlara doğru herkesin gözünde mutlaka bir damla yaş olucaktır.hepimizin her gün televizyonda karşılaştığı olaylardan biri de olabilir aslında ya da hayatın gösterilmeyen tarafı da diyebiliriz...belkide ben öle sandım..ama beğendiğimi sölemeden de geçemiceemm..filmin kapağında şöyle bir söz varki filmi özetlemeye yetiyor: 'Aşk, herşeye rağmen hayata yeniden başlama gücü armağan eder.'......

Pazar, Mayıs 20, 2007

öle bi içimden geldi..

hayat..

bu aralar hayatla aramda sürekli bi çatışma var.bazı konularda kararsız kalışımın cezasını çektiriyo gibi bana.ama ben herşeyin daha güzel olması için çabalıyorum sadece ama yine de istediğim her şey ters gidiyo.bunu etrafımdaki insanlarla paylaştığımda biraz daha sabretmemi ve hayat için çok acele ettiği söylüyorlar.ben bunun doğru olmadığına inanıyorum çünkü biras daha önceden hayat için bişeyler yaparsak daha sonra geçen zaman için üzülmeyiz.

ama bazen öle bişeyler giriyoki hayatına geçen zaman hiç de boşa geçmiş olmuyo.
ama geçen güzel günler güzel anılar olsa da hepsi bi gün gelip geçio..