Cumartesi, Eylül 15, 2007

Perşembe, Eylül 13, 2007

Ratatuy (2007)





~Ratatouille~








Fare sevmeyen arkadaşlar için söylüyorum bu filimde seviceksiniz:) ben sevdim gerçekten...

Filmin fragmanını izleseniz bu söylediklerime katılacaksınız bence.Yapımı bi o kadar zahmetli bu filmin nasıl yapıldığını merak ediyorsanız filmin internet sitesine yani disney.go.com/disneypictures/ratatouille/ adresini ziyaret etmeniz yeterli olucak. Gelelim bu sevimli filmin konusuna ;

(http://www.ntvmsnbc.com/news/418154.asp adresinden alınmıştır).


Remy, sahip olduğu eşsiz yeteneğiyle aşçı olmak için yanıp, tutuşan bir genç. Ancak önünde kocaman bir engel var.O bir fare!!! Çöplerle beslenen bir fare için ailesini de karşısına alarak böyle bir mesleği yapmak başlı başına bir hayal! Ancak kaderin cilvesinin onu Paris kentinin altındaki kanalizasyon sistemine düşürmesiyle birlikte, Remy’nin de hayalleri gerçeğe doğru yol almaya başlar. Kendisini artık yaşamayan ünlü aşçı Auguste Gusteau’nun yarattığı lüksbir restoranın tam altında bulan sevimli fare Remy, artık hayallerine çok daha yakındır. Restoran’ın çöplerini döken Linguini ile sıra dışı bir dostluk kurmayı başarır ve müthiş yetenekleri Linguini tarafından keşfedilir. Remy’nin kimseye görünmeden Linguini’yi yönlendirerek başlayan mutfak maceraları, Paris’in damak lezzeti dünyasını bile altını üstüne getirecek olağanüstü heyecanlı olaylar dizisine dönüşür. Ancak Remy artık büyük bir ikilem içindedir. Ya hayallerini takip ederek bu yolda sarsılmadan ilerleyecek ya da hayallerinden vazgeçerek hayatının sonuna kadar basit bir fare olarak yaşayıp gidecektir. Yaşadığı bu sıra dışı serüven sırasında dostluk, aile, hedef belirleme, tercihlerinin sorumluluğunu yüklenme gibi çok önemli kavramları öğrenirken, kendi kişiliğini de daha iyi tanıma fırsatı bulacaktır.



Türkçe dublajlı olarak beyaz perdede


Finding Nemo (Kayıp Balık Nemo), The Incredibles (İnanılmaz Aile) ve Cars (Arabalar)’ın yaratıcısı Pixar’ın bu yepyeni animasyon filminin senaryosu, Oscar ödüllü Brad Bird tarafından kaleme alınmış. Rengarenk karakterleri ve birbirinden güzel özgün Fransız stili arka planlarıyla beklenmedik keyiflere yelken açan, eşi benzeri görülmemiş eğlenceler vaat eden Ratatuy, Türkçe dublajlı olarak beyaz perdede.



Orijinal Adı : Ratatouille
Yönetmen : Brad Bird Senaryo : Brad Bird


Oyuncular : Patton Oswalt, Ian Holm, Lou Romano, Brian Dennehy, Peter Sohn, Peter O’Toole, Brad Garrett, Janeane Garofalo, Will Arnett


Yapım Evi : Pixar Animation Studios


Ülke : ABD


Dil : İngilizce Süre : 110’


Tür : Animasyon / Komedi / Aile



Cumartesi, Eylül 08, 2007

vizyondakiler





şuan da sinemada gösterimde bir film var ki gerçekten harika bir film.izlemeyi o kadar çok istiorum ki gösterimden kalkmadan kaçırmamayı düşünüyorum. bu film tabiiki de 'AşkınKitabı'(Becoming Jane). Harika bir filme benziyo bence. Filmin internet adresi: becomingjane-themovie.com mutlaka bakın bence. Filmin özetiyse şu şekilde verilmiş bir sitede: Anne ve babası Jane Austen’ın 1795 İngiltere’sinde para karşılığı bir evlenme yapmasını arzulamaktadır. Tom Lefroy’un, zekâsı ve cüretkârlığı genç kızın merakını uyandırır. Jane, Lady Gresham’ın yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı gelebilecek midir? Aşkın Kitabı’nda, edebi dehanın basamaklarındaki genç bir kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor.




filmden bazı kareler....










tabi şunu da eklemeyi unutmuşum Aşk ve Gurur filmiyle benzerliğiyle de dikkatimi çekti doğrusu.

Çarşamba, Eylül 05, 2007

okulu çok özlediiimmmmmmmm

Başlıktanda anlaşıldığı gibi ben okulu çok özledimm..Nedense her yıl bana tatiller kısa gelirken bu yıl tatil baya uzun gelmeye başladı.Dağ başındaki okulumu okulun öğrencimsi ayılarını ve diğer çeşit insanları bilem özledim yahu:) tabi hoca kılığındaki tipleri de unutmayalım.Ama onlar olsada yokmuş sayıyoruz genelde:) Ama en çok özlediğim şeyse arkadaşlarla çimlere uzanıp sohbet etmek, gülüşmek...Tabi sınavları özlediğimi söyleyemem ama sınav zamanında arkadaşlarda toplaşıp sabahlara kadar kikirdeye kikirdeye ders çalışmayı özledim.o sohbetlerin sınavlara ne kadar faydasının olduğu kesin. bi de bu ev de geçen zamanların gün geçtikçe daha da uzamaya başlaması can sıkıntımı daha da artırmaya başladı.Kendimi de bu konuda suçluyorum aslında çünkü yazın yapılacak o kadar çok şey olmasına rağmen ben evde tembellik yapmayı tercih ettim ve sonunda bu tembellikten çok sıkıldım..şimdiden gelecek yaz için o kadar çok planım varki zaman yetmio adeta:P e öle oluo zaten ..plan yap ve uygulama en güzeli...bu yıl ki derslere biraz katkısı olur diye yeni bir kitaba başladım ismi Zaman Yönetimi.isminden de anlaşıldığı gibi kitap planların öneminden bahsedio hem de bana. benim yaptığım belli planla ve uygulama :) kitaba dönersk kitap daha çok iş yerinde çalışanların verimini artırmayı ve bunu yaparken zamanımızı daha az nası harcarız sorularına cevap veriyor ve kitabın bize faydası ise bu zaman yönetimini günlük hayatımıza da uygulayarak daha çok kendimize vakit ayırabilmemizi sağlıyor. Ya aslında böle kitaplara gerek yoktur günlük hayatta plan yaparken ama kişisel gelişim için gerekli napalım elimiz mahkumm okucaz:).....

Cumartesi, Eylül 01, 2007


Cuma, Ağustos 31, 2007


BİR FOTOĞRAFA


Karşımdasın işte...

Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.

Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.

Tıkandığım o an,

Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,

Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.

Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,

bitti artık hepsi...



Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.

Bakış açım belli oldu yine.

Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.

Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.

Dağlara çarptım her esişimde.

Yollara küfrettim her gidişinde.


Demiştim sana hatırlarsan:

“Önemli olan ‘zamana bırakmak' değil,

‘zamanla bırakmamak'tir..”

Şimdi bana, geçen o zamanın

Unutulmaz sancısı kalır


Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?

Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim... ‘'


NAZIM HİKMET





Perşembe, Ağustos 30, 2007

bir arkadaş maille atmış bu fotoyu bana .gerçekten de ilginç olmuş deilmi:D
yanlış anlaşılmasın ama bu resmi çekse ne olucakki sanki..ama yine de beğendim doğrusu:D